Bir işletme, süreçlerini hazır paket programlarla yürütmeye çalışırken bir noktada tıkanır. Genellikle belirtisi şudur: personel iki program arasında mekik dokumaya başlar, Excel tabloları çoğalır ve aynı veri birden fazla yere elle girilir. Bu noktada sorulan soru hep aynıdır — hazır bir program mı arayalım, yoksa bize özel bir şey mi yazdıralım?
Cevap işletmeden işletmeye değişir, ama karar altı soruyla büyük ölçüde netleşir.
1. Bu süreç sizi rakiplerinizden ayırıyor mu?
Muhasebe, bordro ve fatura kesme süreçleri her işletmede aşağı yukarı aynıdır ve mevzuatla şekillenir. Bunlar için hazır program yazdırmak hem pahalı hem gereksizdir; üstelik mevzuat değiştiğinde güncelleme yükü size kalır.
Buna karşılık işinizi rakibinizden ayıran, size özgü olan süreç — üretim akışınız, fiyatlandırma mantığınız, sahadaki ekibin çalışma biçimi — hazır bir pakete nadiren tam oturur. Özel yazılımın karşılığını verdiği yer burasıdır.
2. Eksik olan bütün bir sistem mi, yoksa bir parça mı?
Bu, en çok para tasarruf ettiren sorudur. İşletmelerin çoğunun ihtiyacı sıfırdan bir ERP değil, mevcut sistemin karşılamadığı tek bir parçadır: özel bir rapor, bir saha uygulaması, iki sistem arasında veri aktarımı ya da bir bayi ekranı.
Bu durumda doğru yaklaşım, çalışan programı değiştirmek değil, eksik parçayı onunla konuşacak şekilde geliştirmektir. Böylece personel alıştığı düzeni bozmadan çalışmaya devam eder ve maliyet çok daha düşük kalır.
3. Süreç ne kadar oturmuş?
Sürekli değişen, henüz netleşmemiş bir süreci yazılıma dökmek erken bir hamledir; yazılım daha teslim edilmeden eskir. Önce sürecin kâğıt üzerinde oturması, sonra yazılımın gelmesi gerekir. Analiz aşamasında yaptığımız işin bir kısmı tam olarak budur: hangi adımın yazılımla çözüleceğine, hangisinin çözülmemesi gerektiğine karar vermek.
4. Kaç kişi, ne sıklıkla kullanacak?
Günde iki kez yapılan bir işlem için yazılım geliştirmenin karşılığı genellikle yoktur. Buna karşılık on kişinin günde onlarca kez tekrarladığı bir işlemde kazanılan birkaç dakika, yatırımı kısa sürede geri getirir. Kaba bir hesap yapın: işlem süresi × günlük tekrar × kişi sayısı.
5. Veri nerede duruyor ve kime ait?
Hazır programda veriniz sağlayıcının belirlediği yapıdadır; ayrılmak istediğinizde ne kadarını taşıyabileceğiniz o firmanın imkânlarına bağlıdır. Özel yazılımda veri tabanı sizindir ve yapısını bilirsiniz. Uzun vadeli düşünen işletmeler için bu, göründüğünden önemli bir farktır.
6. Teslim sonrası kim bakacak?
Özel yazılımın en çok küçümsenen tarafı budur. Yazılım teslimle bitmez; kullanımda yeni ihtiyaçlar çıkar, mevzuat değişir, entegre olduğu sistem sürüm atlar. Geliştirme sözleşmesi yapılırken bakımın nasıl yürüyeceği de konuşulmalıdır. Bunu baştan netleştirmeyen projeler, birkaç yıl sonra kimsenin dokunamadığı bir yazılıma dönüşür.
Özetle nasıl karar verilir?
| Durum | Genellikle doğru olan |
|---|---|
| Standart muhasebe, fatura, bordro | Hazır paket program |
| Pakete oturmayan tek bir eksik parça | Mevcut programı koruyup özel modül eklemek |
| İşi rakipten ayıran, size özgü süreç | Özel yazılım |
| Henüz oturmamış, sürekli değişen süreç | Önce süreci netleştirmek |
| İki sistem arasında elle veri taşıma | Entegrasyon geliştirmek |
Venüs Bilgisayar olarak hem Mikro Yazılım yetkili iş ortağıyız hem de özel yazılım geliştiriyoruz. Bu ikisini birlikte yapmamızın pratik faydası şudur: size hazır paketin yeteceğini de, yetmeyeceğini de aynı yerden söyleyebiliyoruz. Analiz görüşmesi ücretsizdir.
- Özel yazılım
- ERP
- Entegrasyon
- Dijitalleşme
Bu konuda desteğe mi ihtiyacınız var?
2004’ten bu yana güvenlik sistemleri, teknik servis, yazılım ve otomasyon çözümleri sunuyoruz. Keşif ve fiyat teklifi ücretsizdir.